Dikkat Dağınıklığı Eksikliği Hiperaktivite Disleksiye Eğlenceli Çözüm

Dehb, Bilişsel Düşüş ve Yaşlanma

Sağlıklı kalmamız için ne gerekiyor?

2011 yılında, uzun yaşama ve beyin sağlığı hakkında yeni ve ilginç bilgiler bulunuyor. The Pittsburgh Tribune Review’de yayınlanan bir makaleye göre Pittsburgh Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, yıl boyunca yapılan günlük basit egzersizlerin hippokampüsün boyutunu büyütebildiğini tespit etmişlerdir. Hippokampüs, beynin hafıza ile ilgili bölümüdür. Araştırmacılar, günlük basit egzersizlerin yaşlılarda, görsel hafızayı da geliştirdiğini bulmuşlardır.

Araştırma, The Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde de yayınlanmıştır. MR kullanarak, araştırmacılar, 60-80 yaşlarındaki insanların beyinlerini taradılar. Doğal olarak yaşlandıkça hippokampüs bölgesi küçülür. Bu yaşlı insanların hippokampüs bölgeleri küçülmüştü. Araştırmacılar her gün, 40-60 dakikalık basit günlük egzersiz yapan yaşlı bireylerin hippokampüs bölgelerinin geliştiğini tespit ettiler. Araştırmacılar, sonuçları, düzenli egzersiz yapmayanların sonuçlarıyla karşılaştırdılar ve önemli düzeyde fark tespit ettiler.

Beyindeki farklılıkları doğrulamak için araştırmacılar gruplara görsel hafıza ön ve son testleri verdiler. Günlük basit egzersizlerin görsel hafızayı geliştirdiği görüldü.

Pittsburgh Üniversitesi psikoloji Bölümü hocalarından Prof.Dr.Kirk Erickson, “Araştırma, çok heyecan vericiydi. Genelde yaşlandıkça beyin zarının dumurlaştığını düşünürdük. Ama şimdi basit günlük egzersizlerin önemli bir etkiye sahip olduğunu biliyoruz. Ayrıca, egzersizlerin boyundan yukarısı için de işe yaradığını biliyoruz.” Dedi.

İllinois Üniversitesi Beckman Enstitüsü Müdürü Art Kramer’e göre gelişimin seviyesi, gruba katılanların 2 sene önceki haline denk geliyordu.

Bu araştırma, sağlığımızı kontrol eden şeyin sadece DNA’mız olmadığı göstermiştir.

Journal of International Medicine’de online yayınlanan bir makale, Pittsburgh Üniversitesi araştırmasını destekliyordu. Araştırmaya göre, kendi davranışlarımız sağlığımızı belirlemede genetikten daha önemli olabilir.

Gothenburg Üniversitesi’nden Prof.Dr.Lars Wilhelmsen, 1963’te başladığı araştırmada 1913 denekten veri topladı. Araştırmacılar, deneklerin yaşam tarzları, ebeveynleri, kan değerleri, kolesterol vb bilgileri topladılar. Ayrıca, deneklerin kalp sağlığı taramaları yapıldı. Denekler 54, 60 ve 67 yaşlarına geldiklerinde tekrar değerlendirildiler. 90 yaşına kadar gelmiş deneklerin %13’ü alkol-sigara kullanmayan ve az kahve tüketenlerdi. Ayrıca sosyoekonomik seviyeleri daha iyiydi. Deneklerin uzun yaşamaları ile ebeveynlerinin uzun yaşamaları arasında ilişki bulunamadı.

Prof.Dr.Wilhelmsen, “Araştırmamız gösterdi ki sağlığımızda kalıtsal etkenler değil de yaşam tarzımız daha büyük rol oynuyor. Burada yeni bir çığır açıyoruz. Birçok hastalıkta kalıtsal nedenler başrolde gösterilirdi. Ancak biz burada ilk defa bunların yaşam için genel olarak önemli olduğunu gösteriyoruz. Araştırma açıkça gösteriyor ki yaşlanmamızı sağlayan etkenler üzerinde etkide bulunabiliriz. Bu hem birey için hem de toplum için önemli çünkü hiç ilaç masrafı gerektirmiyor.” Dedi.

Bu iki araştırma da gösteriyor ki yaşlanmamız üzerinde hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımız üzerinde kontrol sahibiyiz. Genler, gelecekteki sağlığımız hakkındaki tek belirleyiciler değiller ancak değişim yapmak için koltuktan kalkmamız gerekiyor.



  FACEBOOK YORUMLARI