Dikkat Dağınıklığı Eksikliği Hiperaktivite Disleksiye Eğlenceli Çözüm

Dikkat Problemlerinin Uykuyla İlişkisi Nedir?

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne göre çocuklar arasındaki dikkat hiperaktivite bozukluğu teşhisleri son yıllarda korkunç derecede yükseldi ve 2003’ten 2007’e kadar yüzde 22 arttı. Fakat birçok uzman bunun göründüğü gibi bir salgın olmayabileceğini düşünüyor.
Araştırmacılar birçok çocuğa aslında başka bir problemleri, uyku apnesi gibi bir uyku bozukluğu varken D.E.H.B. teşhisi konuyor. Bu kafa karışıklığı çocuklardaki D.E.H.B. vakalarının önemli bir miktarını açıklıyor ve bunu tedavi amaçlı kullanılan ilaçlar sorunu daha da ağırlaştırıyor olabilir.
Memphis’teki Methodist Sağlık Hizmetleri Uyku Bozuklukları Merkezi pediyatrik nöroloğu ve uyku tıp uzmanı Dr. Merrill Wise “Hiç kimse D.E.H.B. yok demiyor, fakat öncelikle uyku meselelerini halletmemiz yönünde bir his taşıyoruz,” dedi.
Çocuklardaki uyku mahrumiyetinin belirtileri D.E.H.B. belirtilerini andırıyor. Yetişkinler uykusuzluğu mahmurluk ve ağırlık olarak yaşarken uykusuz kalan çocuklar gergin, aksi ve inatçı oluyorlar; odaklanma, sakin sakin oturup arkadaşlarıyla geçinmede sıkıntı yaşayabiliyor.
Pediyatrik Dergisinin geçen ayki sayısında yetersiz uyku ve D.E.H.B. arasında bir ilişki öngören en son çalışma yayınlandı. Araştırmacılar 11,000 Britanyalı çocuğu altı aylıktan itibaren altı yıl boyunca izledi. Horlama, ağızdan soluma veya apne gibi nedenler yüzünden uykusu etkilenen çocukların D.E.H.B.’e benzer davranış problemi geliştirme olasılığı normal nefes alanlardan yüzde 40 ile 100 arası daha fazlaydı.
En yüksek D.E.H.B. benzeri davranışlar geliştirme riskine sahip çocuklarda çalışma boyunca devam eden ancak 2 ½ yaşında en şiddetli seviyesine gelen uykuda bozuk nefes sorunu yaşıyorlardı.
Çalışmanın başyazarı ve New York’taki Albert Einstein Tıp Okulu’nda aile ve sosyal tıp alanında profesör olan Karen Bonuck “Uyku eksikliği bir çocuğun gelişmekte olan vücuduna ve zihnine hakarettir ve muazzam etkileri olabilir,” dedi. “Görme ve duyma problemlerini taradığımız gibi uyku problemlerini de taramıyor olmamız inanılmaz.”
Yaptığı çalışma daha önce yapılan ve gece soluma problemi olan çocukların geniz eti ve bademcikleri alındıktan sonra bilişsel ve dikkat-odaklı görevlerde daha iyi olduklarını ve daha az davranış sorunları yaşadıklarını gösteren daha küçük çaplı çalışmalar üzerine kuruluyor. Çocuklara ilerleyen aylarda ve yıllarda D.E.H.B. teşhisi konma olasılığı uykuda nefes rahatsızlığı tedavi edilmeyen çocuklardan önemli ölçüde daha düşüktü.
Belki de em önemlisi, ameliyattan önce D.E.H.B. olduğu tespit edilenler daha sonra o kadar düzgün davranış segiledi ki birçok durumda kriterlere artık uymuyorlardı. Ulusal Sağlık Enstitüsü cerrahi müdahaleyle alınan geniz eti ve bademciklerin 400 çocuğun sağlık ve davranışı üzerindeki etkisini anlamak için Çocukluk Adenotonsillectomy Çalışması adında bir çalışma yürüttü. Sonuçlara bu yıl ulaşılması bekleniyor.
“Ann Arbor’daki Michigan Üniversitesi Uyku Bozuklukları Merkezi’nde nörolog ve müdür olan Dr. Ronald Chervin “Çocuklarda uyku sırasındaki nefes alma sorunları ve D.E.H.B. belirtileri arasındaki gayri resmi sava giderek yaklaşıyoruz,” dedi.
Ona göre, gece yaşanan nefes alma sorunlarıyla bağlantılı davranış problemleri olası oksijen mahrumiyetinden çok yetersiz uykunun sonucudur. “Başka türden uyku rahatsızlıkları olan diğer çocuklarda aynı tip belirtileri görüyoruz,” dedi.
Zira, uyku uzmanları ister uyku bozukluğu nedeniyle ister ödev veya bilgisayar oyunu yüzünden geç yatılması nedeniyle bir gecede yarım saat kadar uyku kaybı yaşayan çocukların D.E.H.B.’na benzer davranışlar sergileyebileceklerini belirtiyorlar.
Yanlış teşhis yalnızca küçük düşürmekle kalmıyor, D.E.H.B. tedavisi asıl sorunu, uykusuzluğu şiddetlendirebilir de. D.E.H.B. tedavisinde kullanılan Ritalin, Adderall veya Concerta gibi ilaçlar uykusuzluğa neden olabilir.
Chicago Üniversitesi Pritzker Tıp Okulu pediyatri bölüm başkanı olan ve klinik pratisyenliği uyku bozukluğu yaşayan çocuklar üzerine odaklanmış olan Dr. David Gozal “Bu kısır bir döngü olabilir.” Dedi.
Çocuklarda uyku mahrumiyetinin tespiti zordur. Amerika Uyku Tıbbı Akademisinin 10,000 üyesi arasında yalnızca 500’ünün pediyatrik uyku konularında uzmanlık eğitimi bulunur. Ve hatta pediyatrlar sevk yapmayı bile bilmeyebilirler, çünkü kontroller sırasında çocuklarının uyku problemlerini gündeme getirmeleri için genellikle ailelere güvenirler.
Fakat ebeveynlerin kendileri uyku hakkında yetersiz bilgiye sahipler. Geçtiğimiz ay Penn State Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen ve Uyku Araştırmaları Bülteninde yayınlanan bir çalışma bir çocuğun kaç saat uykuya ihtiyacı olduğu gibi temel sorulara çalışmaya katılan 170 ebeveynin yüzde 10’dan azının cevap verebildiğini gösterdi.
Penn State Üniversitesi’nde psikolog ve davranış analizci olan çalışmanın başyazarı Anne Schreck “Ebeveynler normal uyku davranışının ne olduğunu bilmiyor ve birçoğu horlamayı sevimli buluyor, bunu çocuklarının derin ve iyi bir uyku çektiği yönünde bir işaret sanıyordu,” dedi.



  FACEBOOK YORUMLARI